erkan

Posts Tagged ‘Lines of thought’

a visual memorial for Mandela.. a literati roundup…

In Uncategorized on December 15, 2013 at 14:31

Mandela: a visual memorial

VISUALIZING IMPACT 15 December 2013
**********************

World’s leading authors join surveillance of personal data debate

Over 500 of the world’s leading authors released an open letter calling on governments to curb mass surveillance methods

European Universities’ Identity Crisis

VÍCTOR PÉREZ-DÍAZDEC 10, 2013www.project-syndicate.org/

Víctor Pérez-Díaz, President of the ASP Research Center in Madrid and a member of the American Academy of Arts and Sciences and the European Academy, is the author of Markets and Civil Society and Europe and the Global Crisis: Economy, Geostrategy, Civil Society, and Values.

 

Enhanced by Zemanta

Filiz Taylan Yüzak (@ftaylanyuzak): SİYASET VE İLETİŞİMİN KESİŞİM NOKTASI OLARAK PROPAGANDA

In Uncategorized on December 12, 2013 at 15:53

SİYASET VE İLETİŞİMİN KESİŞİM NOKTASI OLARAK PROPAGANDA

 09 Aralık 2013
Serginin afişi…

 

Londra’da bulunan British Library (İngiliz Kütüphanesi) 17 Mayıs – 17 Eylül 2013 tarihleri arasında önemli bir sergiye ev sahipliği yaptı: “Propaganda: İktidar ve İkna.” Siyaset ve iletişimin kesişim noktalarını araştırmak için gittiğim sergi, “propagandanın altın çağı” 20. yüzyıl boyunca ve günümüzde çeşitli dünya devletlerince yapılan propagandaya derinlikli bir bakış sunuyor. Sergi salonu sizi bilim insanlarının ve aydınların propaganda tanımlarıyla karşılıyor.

 

Philip Taylor’ın propaganda tanımı… Philip Taylor’ın propaganda tanımı…

 

Örneğin uluslararası iletişim profesörü Philip Taylor “Propaganda, insanları istenen şekilde düşünmeye ve davranmaya ikna etme amacıyla fikirlerin iletilmesinden başka bir şey değildir.” derken, dünyaca ünlü Amerikalı dilbilimci, siyaset eleştirmeni ve felsefeci Noam Chomsky “Totaliter devlette cop ne ise demokraside de propagandanın o olduğunu” söylüyor.

Resim 2 Chomsky diyor ki…

PROPAGANDANIN NİTELİKLERİ VE AMAÇLARI

İngiliz Kütüphanesi’nin internet sitesinde yer alan bilgilere bakılırsa “savaşlarla, hastalıklarla mücadele etmek, birlik veya bölünme sağlamak için kullanılan” propaganda “genelde şaşırtıcı, bazen korkunç ve ender de olsa mizahi” bir öğe. Londra’da yaşayan Avustralyalı gazeteci ve belgesel yapımcısı John Pilger ise propagandayı devletler düzeyinde kullanılan bir halkla ilişkiler türü olarak tanımlıyor.

“Sam Amca”, 1917 “Sam Amca”, 1917

Aslında propaganda sözcüğüyle aslında ilk kez 17. yüzyılın başlarında Katolik Kilisesi’nin “Congregatio de Propaganda Fide” (“İnanç Yayma Cemiyeti”) adlı, misyonerlik çalışmalarından sorumlu oluşumu kurmasıyla karşılaşmışız. Ancak Chomsky bu sözcüğün aslında 20. yüzyıla dair bir terim olduğunu söylüyor. İngiltere’de 1. Dünya Savaşı’nın sonlarında kurulan, Londra merkezli ve propaganda yapma amaçlı Bilgi Bakanlığı’nı da buna örnek olarak veriyor.

 

Kent Üniversitesi Modern Tarih profesörü, 20. yüzyıl siyasetinde propaganda uzmanı David Welch ise propagandanın eğitim ve reklam gibi benzer alanlardan azmettiricilerin amacı sayesinde ayrıldığına dikkat çekiyor. Welch’e göre her propaganda kötü amaçlı olmayabilir, ancak propaganda önyargıları kuvvetlendiren bir unsurdur. Peki propaganda ne zaman tehlikeli ya da zararlı haline gelir? Welch diyor ki, “Propaganda eski totaliter devletlerde veya diktatörlüklerde sorunludur; çünkü alternatif bilgi kaynaklarına erişim yoktur.”

 

Kütüphane’nin Sosyal Bilimler küratörleri Jude England ve Ian Cooke’un 200’den fazla malzeme toplayarak açtıkları ve Londra’da ses getiren bu serginin multimedyanın sağladığı olanakları etkili kullandığını düşünüyorum. Sergi propagandanın bariz araçlarını da afişe etmiş: posta pulları, dolarlar (para) ve bazı marşlar da bunların arasında. Örneğin tüm dünya ülkelerinin milli marşları, İngilizce metin çevirileriyle birlikte ses kaydı olarak sunulmuş. Türkiye milli marşının İngilizce metni de aşağıda:

 İstiklal Marşı’nın İngilizce metni… İstiklal Marşı’nın İngilizce metni…

Ayrıca birçok metin, çizgi film, kartpostal, rozet, kitap, afiş, poster, broşür ve video da cabası. Bütün materyalleri incelemeye kalksanız bir tam gününüzü alabilirdi. Dolayısıyla ben bir iş çıkışında bulduğum iki saatlik zaman diliminde her şeyi gözlemleme fırsatı bulamadım. Ama dikkatimi çeken öğeleri burada paylaşmak isterim. Sergide kronolojik değil, tematik bir sıra izlendiği için benim paylaştığım örnekler de tarih sırasına göre dizili değil.

GÖZÜME TAKILANLAR

Resim 5

 Tavandan sizi izliyor gibi görünen Stalin, Mao, (Eva) Peron, Hitler, Mussolini ve Churchill’in portreleri, üzerlerinde farklı propaganda tanımlarının yer aldığı cansız mankenlerin ardından beni serginin başlangıç noktasına yönelttiler.

 “İngiliz İmparatorluğu’nun ürünlerini tercih ediniz” “İngiliz İmparatorluğu’nun ürünlerini tercih ediniz”

Dikkatimi çeken ilk şey, 1927 yılında Hindistan’da verilen dikkat çekici bir ilan oldu: o yıl İngiltere’nin Hindistan’a ihracatının 86 milyon sterlin  değerinde olduğunu muştulayan ilan şöyle buyuruyor: “En iyi müşterinizi her seferinde İmparatorluk ürünlerini talep ederek destekleyin.”

Tabii propagandanın bazı türleri kendilerini çok kolay açık etse de, bütün propaganda araçlarının elle tutulacak kadar somut olmadığını da söylememiz gerek. Örneğin 1960’lı yıllarda ABD ve Rusya arasında geçen “uzay yarışı” da propagandanın aracı olmaktan kurtulamamış. Ancak dikkatle bakılırsa anlaşılabilecek bir diğer propaganda aracı da markalaşma. The Independent gazetesinde yazan Adrian Hamilton sergiyle ilgili “Büyük Birader Sizi İzliyor” başlıklı eleştirisinde, İngilizlerin her zaman propagandanın demokrasiler değil, despot rejimler tarafından yapıldığını ve kendilerinin “propagandalar üstü” olduğunu düşündüklerini, ancak bunun geçerli olmadığını yazıyor. (1) 2012 Londra Olimpiyatlarının, özellikle de açılış töreniyle “ulusal markalaşma” veya “ülke markalaşmasına” katkıda bulunan bir etkinlik olması Hamilton’ın haklılığını kanıtlıyor.

 

Rosie the Riveter Rosie the Riveter

Rosie the Riveter (Perçin Çekici Rosie), ABD’de İkinci Dünya Savaşı’na gitmeden önce erkeklerin yaptığı ve savaş için hayati önem taşıyan işleri yapmaya kadınları teşvik etmek için çizilen bir karakter. 1940 yılında çalışan Amerikalı kadın sayısı 12 milyonken bu sayının 1944 itibarıyla 20 milyona yükselmesinde Rosie’nin bir kültür ikonuna dönüşmesinin de payı olduğu kuşkusuz. Ancak savaşın ardından, 1947’de milyonlarca kadının savaştan dönen askerlere istihdam sağlamak amacıyla işlerinden kovulmasıyla savaş öncesi iş modelleri yeniden kurulmuş. Chicago menşeli The Four Vagabonds grubunun “Rosie the Riveter” adlı, 1943 çıkışlı şarkısı da Rosie’yi müzik yoluyla tanıtmış. Bu şarkının sadece müziğine odaklandığınızda son derece neşeli bir caz parçası dinlediğiniz izlenimine kapılıyorsunuz, fakat propagandanın ayak sesleri şarkının sözlerinde saklı: “Rosie zafer için çalışıyor, tarih yazıyor. Bu küçük çelimsiz kadın bir erkekten daha fazla şey yapabiliyor.” (2) “Rosie perçinleme makinesinde fazla mesai yapıyor, böylece Charlie’yi koruyor. Bir sürü milli savunma tahvili satın alıyor. Daha çok tahvil almak istiyor, biriktirdiği tüm nakit parayı milli savunmaya veriyor. Bu kız gerçekten akıllılık ediyor.” (3) “Diğer kızlar en sevdikleri kokteyl barında sek Martinilerini yudumlayıp yedikleri havyarla ağızlarını şapırdatıyorlar. Ama onları gerçekten utandıran, Rosie adında bir kız var.”  (4)

Dış basında 1930’lu yıllarda Hitler karşıtı propagandayı durdurmak için yayımlanmış, “Hitler’in Mevcudiyetinde Gençlik” adlı bir fotoğraf kitabını varlığını da yine bu sergi sayesinde öğreniyorum. Berlin’de 1934’te basılmış, fotoğrafçı Heinrich Hoffman’ın imzasını taşıyan kitapta Hitler Alman ulusunun iyiliksever babası, çocukların ve gençlerin hayran olduğu biri olarak resmediliyor. Ey propaganda, sen nelere kadirsin!

“İçimizdeki Düşman” “İçimizdeki Düşman”

Sergide ilginç bulduğum bir pano da yukarıdakiydi. Burada yazılı olanları Türkçeye çevirerek aynen aktarıyorum:

“Bazı devletler ve siyasi hareketler bir ulusun kötü yanlarını nüfusun din, ırk, siyaset, sosyal sınıf veya kültürle tanımlanmış bir altkesitini suçlayarak destek kazanmaya çalışırlar. Burada amaç, dikkatleri o devletin veya siyasi hareketin siyasi başarısızlıkları konusundaki eleştirilerden uzaklaştırmak veya halktan bir türlü rağbet göremeyen politikalara yönelik rıza üretmektir. Bu bazı grupların kendi ülkelerinde “dışlanmışlar” olarak yaftalanmalarına neden olmakta ve bir suçu başkasının üzerine atma, zulüm ve cinayet ortamı yaratmaktadır.” Alın size Gezi Parkı direnişinin teorik açıklaması!

 

Düşman olarak Devlet” Düşman olarak Devlet”

Bana Gezi ruhunun önemli öğelerinin sosyal medya ve mizah olduğunu yeniden hatırlatan pano da üstteki oldu. Türkçe meali şu şekilde:

“Bir ulus içindeki muhalif gruplar propagandayı güncel rejimin meşruiyetine meydan okumak için kullanırlar. Bu kişiler kendilerini haklarından mahrum edilmiş hissedebilirler, ayrıca hükümetin baskıcı olduğunu veya bir dış gücü temsil ettiğini de düşünebilirler. Böyle gruplar ulusal hükümetlerin erişimi olan kaynak üretimi ve dağıtımından yoksundurlar. Genelde sansür ve şiddet tehdidi yoluyla yaratılan, uçsuz bucaksız bir zulüm ortamında, veya en azından bir şüphe bulutu altında faaliyetlerini sürdürürler. İletişim kanallarına erişim sınırlı olduğunda şoke edici görüntüler ve tanıklığın kullanılması, bir mesajın daha geniş çevrelerce duyulması için etkili olur. Bunun yerine mizah da devleti eleştirmek ve taşlamak için kullanılabilir.”

Vietnam Kazanacak! Vietnam Kazanacak!

Neyse ki propagandayı sadece gücü ve iktidarı elinde bulunduran taraf kullanmıyor. Bu pop-art posteri, 1970 yılında Vietnam Savaşı’nı eleştirme amacıyla Asya, Afrika ve Latin Amerika Halkı İçin Dayanışma Örgütü tarafından hazırlatılmış. Küba’nın başkenti Havana’da, 1966’da bir grup sömürgecilik karşıtı solcu tarafından kurulan örgütün diğer posterleri de Batılı ülkelerin müdahaleci politikalarına karşı çıkmak için tasarlanmış.

Özgürlük Heykeli mi Gözetleme Kulesi mi? Özgürlük Heykeli mi Gözetleme Kulesi mi?

Propagandanın bir diğer ayağı da demokratik özgürlükler konusunda karşımıza çıkıyor: Yukarıda gördüğümüz, 1971 yılında hazırlanan bir Sovyetler Birliği posteri. New York’taki ünlü Özgürlük Heykeli, burada bir özgürlük simgesinin tam tersine ABD polisinin kendi halkını gözetlediği bir kuleye benzetilmiş. Ne yazık ki Amerikalı eski casus Edward Snowden’ın açıkladığı belgelerin gösterdiği gibi, ABD bugün sivil bireylerin elektronik posta mesajlarının yanı sıra bilgi bankalarını taramak suretiyle özel kimlik bilgilerini toplayabiliyor. Yani ABD gözetleme kulesi günümüzde de faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürüyor!

ABD sanatında hakikatin yer-siz’liği... ABD sanatında hakikatin yer-siz’liği…

Yine Sovyetler Birliği’nden çıkma bu çizim de beni çok etkiledi: ABD’de sanat gerçek dünya yerine hayal ürünlerini resmediyor. Hakikate duyarsızlık ancak bu kadar iyi ifade edilebilirdi.

Propagandanın kurbanı kesekağıdı… Propagandanın kurbanı kesekağıdı…

Propagandanın yapıldığı materyaller de sınır tanımamış. 1916’da İngiltere Ulusal Savaş Tasarrufları Komitesi’nin hazırlattığı kese kağıtlarının üzerinde savaşa katılımla ilgili mesajlar yazıyormuş. Yapılacak bağışların savaşın süresini kısaltacağı ve zaferle sonuçlanacağı iddiası bu mesajlardan yalnızca biri. Bu kesekağıtlarının savaşla ilgili posterlerden daha çok kişiye ulaşması sürpriz değil.

Beni destekleyecek misin?” Beni destekleyecek misin?”

Bir başka kesekağıdı üzerine basılmış mesajı okuyoruz: “Beni destekleyecek misin? Düzenli olarak, mümkün olduğu kadar çok sayıda Savaş Tasarrufu Sertifikası satın alın veya Savaş Tasarrufları Derneklerinden birine üye olun.”

Resim 15

1940’lı yıllarda artık bu mesajların benzerlerine kadın eşarplarının üzerinde bile rastlanır olmuş.

Hintlilerin Bağımsızlık Ligi - “İngiliz şeytanları” Hintlilerin Bağımsızlık Ligi – “İngiliz şeytanları”

Yukarıdaki karikatürde ise Hintli çocukların İngiliz bayrağının önünde eğilmesini emreden veya onları okulda döven zalim İngilizlerin faaliyetleri konu ediliyor. Okuyoruz: “Bu İngiliz şeytanlarını ülkemizden defedin!” Hintlilerin Bağımsızlık Ligi bu karikatürü milliyetçi duyguları ve İngiliz hükümdarlığından bağımsızlaşma arzularını körüklemek için hazırlatmış. Bu Ligde temsil edilen milliyetçiler ve sömürgecilik karşıtı gruplar, bilgiye erişimi regüle eden İngilizlere karşı kampanyalarına halkın destek vermesi için propaganda yöntemine başvurmuşlar. Hindistan, dünyaca ünlü lideri Gandhi’nin barışçıl ama kararlı adımları sayesinde 1947’de bağımsızlığına kavuşmuştu.

Zulmün simgesi olarak Churchill... Zulmün simgesi olarak Churchill…

Yukarıda da İngiltere’nin eski Başbakanlarından Churchill’in Hintlileri zincire vurduğu görülüyor. Churchill İkinci Dünya Savaşı sırasında yapılan İngiliz propagandalarında bir özgürlük kahramanı olarak lanse edilmiş olsa da Hintli milliyetçiler onu zulmün simgesi olarak görmüşler. Haksız da sayılmazlar.

TOPARLARSAK…

Bu yazıda ben daha ziyade bariz propaganda örneklerini verdim. Ancak Cooke’un dediği gibi propaganda sadece “kötü adamlar” tarafından yapılmaz. Pilger’a göre propaganda “sinsidir”, “mutlak güce sahiptir”, “tanımlanması ve saptanması zor olabilir.” Serginin küratörlerinden Ian Cooke da onu şu sözleriyle destekliyor: “Propaganda genelde yalandan ibaret ve kötü insanların üretimi olarak görülür, sergiyle bu görüşe meydan okumak istedik. Propagandanın bir tek değil, birçok tanımı var.”

“Her gün”, her yerde ve herkesçe yapılagelen” propagandayı şu an içinde bulunduğumuz sosyal medya çağında giderek daha çok kişinin kullanabildiğini ve kullandığını unutmamak gerekiyor. Hamilton’ın yazdığı gibi, propagandanın işe yaramadığını düşünmek tam da bu yüzden yanlış. Çünkü medya ve sosyal medyayı kullanarak farkına varmadan insanların duygularını ve önyargılarını kuvvetlendiren bir araç olan propagandanın kollarına atılmamız an meselesi…

 

NOTLAR:

(1) Kaynak: Adrian Hamilton, “Big Brother is watching you: Propaganda at The British Library”, 26 Mayıs 2013

http://www.independent.co.uk/arts-entertainment/art/reviews/big-brother-is-watching-you-propaganda-at-the-british-library-8632962.html

 (2) “She’s making history, working for victory (…) That little frail can do more than a male can do”

(3) “Rosie is protecting Charlie

Workin’ overtime on the riveting machine

Rosie buys a lot of War Bonds

That girl really has sense

Wishes she could purchase more Bonds

Putting all her extra cash in National Defense”

 (4) While other girls attend their favorite cocktail bar

Sipping dry Martinis, munching caviar

There’s a girl who’s really putting them to shame

Rosie is her name”

 

Yazı ve fotoğraflar: Filiz Taylan Yüzak

İletişim: filiztaylanyuzak@gmail.com

 

Enhanced by Zemanta

“Three Unpublished J.D. Salinger Stories Leak Online.. A literati roundup…

In Uncategorized on November 28, 2013 at 23:57

Three Unpublished J.D. Salinger Stories Leak Online

Three unpublished stories by the famously reclusive American writer, J.D. Salinger, have leaked online after appearing on an eBay auction

 

Shared Services Backlash

The University of Michigan is trying to save millions on staff costs, using an increasingly popular strategy, but faculty are unhappy.

 

American Studies and Israel

Proposal to boycott Israeli universities leads to intense debate at scholarly meeting.

 

The (Off-Campus) Future of MIT

Using the MOOC provider edX, the Massachusetts Institute of Technology starts to talk about “unbundling” its own education.

 

Doris Lessing: the Sufi connection

The Nobel literature laureate is a seeker and educator in mysticism who uses Sufi ideas to enlarge her and her characters’ humanity, says Müge Galin in this 2007 article.

This article was first published on 12 October 2007

Doris Lessing: writing against and for

l distance from orthodoxy fuels her work’s remarkable “predictive” quality, says Susan Watkins in this 2007 article.

This article was first published on 12 October 2007

Enhanced by Zemanta

FP blog explains: “What Makes a Sex Shop Halal?…………. A literati roundup…

In Uncategorized on October 24, 2013 at 11:08

 

What Makes a Sex Shop Halal?

Responding to apparent pent-up demand for tacky bachelorette parties, the 38-year old Turkish entrepreneur Haluk Murat Demirel has opened the country’s first halal (permissible in Islam) sex shop online. It’s not the first such enterprise in the world — successful predecessors can be found in such varied locales as Bahrain, the Netherlands, andAtlanta, Ga. — but the existence of such a market still raises some interesting questions. For instance, what makes a sex shop halal? And what’s behind their spread?

 

Why Anonymity is Important for Truth and Trustworthiness Online

Philosophy Professor, Karen Frost-Arnold, has just published a highly lucid analysis of the dangers that come with Internet accountability (PDF). While the anonymity provided by social media can facilitate the spread of lies, Karen rightly argues that preventing anonymity can undermine online communities by stifling communication and spreading ignorance, thus leading to a larger volume of untrustworthy information. Her insights are instructive for those interested in information forensics and digital humanitarian action.

Rights Groups Say Some U.S. Drone Strikes May Be War Crimes

Two prominent human rights groups today blasted America’s drone wars in Pakistan and Yemen, painting a grim picture of massive civilian deaths and potentially grave violations of international law.

 

Zeynep Tufekci on protest movements and capacity problems

MIT’s Comparative Media Studies hosts a weekly colloquium, and this week’s featured speaker is sociologist and movement theorist, Zeynep Tufekci. Zeynep describes herself as a scholar of social movements and of surveillance, which means this has been an interesting and challenging year. The revelations about the NSA hit the same week as the Gezi protests in Turkey. She explains that it’s hard to do conceptual work in this space because events are changing every few months, making it very hard to extrapolate from years of experience.

How Philip K. Dick Disdained American Anti-Intellectualism and Found His Inspiration in Flaubert, Stendhal & Balzac

Despite some of the stranger circumstances of Philip K. Dick’s life, his reputation as a paranoid guru is far better deserved by other science fiction writers who lost touch with reality. Dick was a serious thinker and writer before pop culture made him a prophet. Jonathan Letham wrote of him, “Dick wasn’t a legend and he wasn’t mad. He lived among us and was a genius.”

Enhanced by Zemanta

2013 Man Booker Prize goes to a long novel, The Luminaries. A literati roundup…

In Uncategorized on October 16, 2013 at 20:33

Man Booker Prize Man Booker Prize (Photo credit: Wikipedia)

New Zealand Author Eleanor Catton Wins the 2013 Man Booker Prize

28 year old Eleanor Catton becomes the youngest winner of the Man Booker Prize. She won for her novel, The Luminaries.

Neil Gaiman explains the worth and value of libraries

In an absolutely stirring, smashing speech delivered as the Reading Agency annual lecture, Neil Gaiman explains why libraries matter, and what duty we as writers and readers and citizens owe to reading and libraries.

Neil Gaiman: Why our future depends on libraries, reading and daydreaming

theguardian.com – Neil Gaiman – 10/15/13 6:51 AM – It’s important for people to tell you what side they are on and why, and whether they might be biased. A declaration of members’ interests, of a sort. So, I am going to be talking to you about reading. I’m going to tell you that libraries are…

Americans’ Views of Online Courses

Gallup survey finds majority of adults see online courses as equal to or better than classroom-based courses in several key ways.

 

Syria monitors win Nobel Peace Prize

The OPCW, the body overseeing the destruction of Syria’s chemical weapons arsenal, wins the Nobel Peace Prize.

World University Rankings 2013-2014 Source: Times Higher Education From Analysis 2012-2013: The publication of the Times Higher Education World University Rankings has become one of the key annual events in the international higher education calendar. Since their first appearance in 2004, these global university league tables have been recognised as the world’s most authoritative source

Open Access Sting

There is article published in Science today that details apentest of open access science journals, and finds that they admitted a ridiculous fake article. I was amused to see a range of results scroll by on Facebook today, but surprised a bit at their interpretation of the article. Without naming names

Enhanced by Zemanta

A literati roundup: “Puzzling Peer Reviews…”Serbian researchers troll academia…

In Uncategorized on October 4, 2013 at 18:39

 

Puzzling Peer Reviews

As open-access journals search for a review process that preserves diversity and quality, a sting operation exploits the weaknesses of lax quality control.

The Incredible Predictive Power of Tom Clancy’s Novels

Before Tom Clancy became an international publishing phenomenon, he was just another insurance salesman, working out of Baltimore and dreaming of a life as an author. With the arrival of his debut novel, The Hunt for Red October, in 1984, that dream suddenly became a reality, establishing the man with the aviator sunglasses and the Navy baseball hats as a perpetual presence on best-seller lists.

Serbian researchers troll academia

The journal Metalurgia International recently published a paper entitled “Evaluation of Transformative Hermeneutic Heuristics for Processing Random Data”. Though submitted by real researchers from the University of Belgrade, the paper was a hoax, an attempt to expose lax publishing standards. How lax, you ask? Take a look at the paper. The obvious trolling starts with the authors donning wigs and fake moustaches, continues into an abstract full of blithely meaningless jargon, and includes references to the work of revered academics such as Ron Jeremy, A.S. Hole, Borat Sagdiyev and, yes, Alan SokalRetraction Watch has compiled some of the highlights.

 

The hidden authors and missing histories of human rights

Human rights continue to remain unacknowledged as being at the heart of many social movement struggles. But like any language of power, they are subject to processes of institutionalization. Can they remain a source of empowerment? A response to Stephen Hopgood and Jose-Manuel Barreto.

 

Enhanced by Zemanta

A literati roundup: Japan’s Murakami favourite for Nobel prize…

In Uncategorized on September 23, 2013 at 16:47

Japanese writer Haruki Murakami Japanese writer Haruki Murakami (Photo credit: Wikipedia)

Japan’s Murakami favourite for Nobel prize

Japanese literary superstar Haruki Murakami is favourite for this year’s Nobel Prize in Literature, betting odds showed

Medical terminology named after Nazis

Surprisingly, there are a good half-dozen medical eponyms that come from Nazi doctors who performed experiments on unwilling human subjects or used bodies of executed prisoners in their work — often in the course of discovering the very things that now bear their names. Clara cells, for instance, are a type of cell that lines small airways in your lungs. They’re named for Max Clara, who discovered them by dissecting executed political prisoners.

An interview on Agamben | An und für sich

1. What is the peculiarity of the link between philosophy and theology in the work of Agamben?

Colby: In many ways, I want to answer this question simply by saying that, according to Agamben’s reading of these disciplines, in the end, there is little difference between them, except to say that theology—historically speaking—got things wrong early on, and only now has an opportunity to embrace its ‘mission’ once again. When he speaks of Saint Paul’s understanding of ‘the messianic’ and its ability to upend any of our representations through a ‘division of division itself’ (in The Time that Remains), he is signaling the ‘theological’ core of our most basic philosophical endeavors. This is why I feel that Agamben’s most philosophical work will always have its theological counterpart, just as his writings on theology will always have major philosophical conclusions.

 

From ego-system to eco-system economies

Two words summarize the shortcomings of mainstream economics: externalities and consciousness. The solution to global crises begins between our ears.

Credit: Shutterstock. All rights reserved.

We live in an age of profound disruptions. Global crises in finance, food, fuel, water, resource scarcity and poverty challenge every aspect of our societies. These disruptions also open up the possibilities for personal and societal renewal. To seize these possibilities we need to stop and ask ourselves some basic questions: why do our actions collectively create results that so few people want? What keeps us locked into old ways of operating?And what can we do to transform the root problems that keep us trapped in the patterns of the past?

 

Enhanced by Zemanta

A literati roundup: The Complete Works of Leo Tolstoy Online: New Archive Will Present 90 Volumes for Free BUT in Russian

In Uncategorized on September 12, 2013 at 09:28

Google is working with Harvard and MIT’s edX platform to help anyone create online courses

A little over a year since Harvard and MIT joined forces to launch the not-for-profit online learning venture edX, Google has announced that it’s to start working with edX to build an open MOOC (massive open online course) platform, hosted at MOOC.org.

 

The Complete Works of Leo Tolstoy Online: New Archive Will Present 90 Volumes for Free (in Russian)

This is surely worth a quick heads up: Leo Tolstoy’s entire body of work – all 46,000 pages of it – will appear on the Tolstoy.ru web site. According to Tolstoy’s great-great-granddaughter Fyokla Tolstaya, all of the author’s novels, short stories, fairy tales, essays and personal letters will be made freely available in PDF, FB2 and EPUB formats (which you can easily load onto a Kindle, iPad or almost any other ebook reader). She goes on totell the Russian newspaper RIA Novosti that the “90-volume edition was scanned and proofread three times by more than 3,000 volunteers from 49 countries.” Truly an incredible crowdsourcing feat.

 

Network Analysis Reveals World’s Most Influential Thinkers

Want to become a leading thinker? A new network analysis reveals the thinkers who most influence the rest of us and suggests ways to join this elite list

 

Enhanced by Zemanta

“U.S. Universities Ranked by BitTorrent Usage… An Interview with Prof. Anthony D. Smith.. A literati roundup…

In Uncategorized on September 9, 2013 at 12:01

College Pirates? U.S. Universities Ranked by BitTorrent Usage

BitTorrent has plenty of legitimate uses but much of the traffic that passes through can be linked to copyright infringement.

This is true on all regular Internet providers but also on university networks. Unlike consumer ISPs, however, educational institutions are required by law to prevent copyright infringement to the best of their ability.

The enduring legacy of Freud – Anna Freud

How Sigmund’s daughter Anna followed in his footsteps

 

Interview with Prof. Anthony D. Smith

Alex Stark, e-IR Website

September 3, 2013

 

Professor Anthony D. Smith is one of the founders and foremost scholars of the interdisciplinary field of nationalism studies. His best-known contributions to the field are the distinction between ‘civic’ and ‘ethnic’ types of nations and nationalism, and the idea that all nations have dominant ‘ethnic cores’. He is President of the Association for the Study of Ethnicity and Nationalism at the London School of Economics, and the Editor-in-Chief of the journal Nations and Nationalism. He is author of numerous works on nationalism, including The Ethnic Origins of Nations, Chosen Peoples: Sacred Sources of the National Identity, and The Antiquity of Nations. Professor Smith took his first degree in Classics and Philosophy in Oxford, and his master’s degree and doctorate in Sociology at the London School of Economics.

Don’t count Femen out yet: An analysis of the recent controversy

via Femen.org

Ever since I first heard of the movement in 2009, I think I’ve always been enthusiastic aboutFemen because they are so problematic.

RIP, science fiction grand master Frederik Pohl

Rest in peace to my beloved grandfather Frederik Pohl, who showed me by example how to be an author. 1919-2013. http://t.co/GXP2H1pI72— Emily Pohl-Weary (@emilypohlweary) September 2, 2013Frederik Pohl, one of our oldest living science fiction masters, died on September 2. I was privileged to know Fred for more than twenty years, and looked up to him as a writer and colleague (I was honored to contribute the story “Chicken Little” to Gateways, an anthology in Fred’s honor, which also included work by Neil Gaiman, Gene Wolfe, Vernor Vinge, Harry Harrison, Joe Haldeman, and many others).

The 10 Greatest Films of All Time According to 846 Film Critics

We’ve recently featured the all-time-greatest-film-selections from such celebrated directors as Stanley KubrickMartin ScorseseWoody Allen, and Quentin Tarantino. Some of these lists came from the grand poll put on last year by Sight & Sound, the British Film Institute’s well-respected cinema journal. While scrutinizing the voting records in the directors’ division yields no small pleasure for the cinephile, to focus too closely on that would ignore the big picture. By that, I mean the overall standings in this most painstaking critical effort to determine “the Greatest Films of All Time”:

 

Enhanced by Zemanta

Literati roundup: Charles Bukowski’s FBI File…Isaac Asimov’s 1964 Predictions..The performative origins of animation

In Uncategorized on September 3, 2013 at 10:30

Read 113 Pages of Charles Bukowski’s FBI File From 1968

Click image for a larger version

 

Downgrading Elite Colleges

Prestigious liberal arts colleges are facing financial pressures, according to recent credit ratings.

Isaac Asimov’s 1964 Predictions About What the World Will Look 50 Years Later — in 2014When New York City hosted The World’s Fair in 1964, Isaac Asimov, the prolific sci-fi authorand professor of biochemistry at Boston University, took the opportunity to wonder what the world would look like 50 years hence — assuming the world survived the nuclear threats of the Cold War. Writing in The New York Times, Asimov imagined a world that you might partly recognize today, a world where:

Globe-trotting universities serve diplomacy and markets, not democracy

American liberal arts colleges are embracing collaborations with authoritarian regimes worldwide, with implications for US foreign policy. Following up his op-ed in the New York Times today, Jim Sleeper reports on the issue in greater depth in this openDemocracy essay.

The performative origins of animation

Animation, by any definition, begins with a performance. This is equally true of animation’s history as it is of any individual film’s production. Especially important was the lightning cartoon or sketch, which played a vital role in the early development of what we now call animation. Some of the earliest appearances of drawings in moving pictures were produced by Tom Merry, whose music hall lightning cartoon act was filmed in 1895 by British film pioneers Robert Paul and Birt Acres. These films were initially displayed in Edison’s Kinetoscope, a private viewing machine, but were also shown in Paul’s earliest projected presentations in the  Alhambra music hall in London’s Leicester Square in early 1896, a few months after the Lumière’s first projections which are commonly taken as the ‘birth of cinema’.

 

Nobel Prize Winning Poet Seamus Heaney Dead at 74

The BBC reports that Nobel Prize winning Irish poet Seamus Heaney has died at the age of 74. Called the greatest Irish poet since Yeats, Heaney chronicled life in Ireland and the Troubles in Northern Ireland. Heaney’s publisher Faber & Faber said that Mr. Heaney died from complications of a stroke that he suffered in 2006.

Enhanced by Zemanta
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.