erkan

Cengiz Aktar: AP seçimleri, Erdoğan ve Poroşenko

In Uncategorized on May 28, 2014 at 15:51

http://ift.tt/TTA8Hy

AP seçimleri, Erdoğan ve Poroşenko

Petro Oleksiyovych Poroshenko is a Ukrainian billionaire businessman and the President-Elect of Ukraine. Poroshenko served as the Minister of Foreign Affairs from 2009 to 2010, and as the Minister of Trade and Economic Development in 2012. Wikipedia

 

Seçimlerde pek bir sürpriz olmadı. Parlamento seçimleri oldum olası, Avrupa’nın derinleşmesi, federalleşmesi ve bütünleşmesi haricinde pek çok farklı nedenle oy kullanılan seçimlerdir. Ulusal sorunların ağır bastığı, Avrupakuşkucuların bu fırsatla öne çıktığı, her krizde sorumluluğu AB’ye atan kolaycı söylemlerin prim yaptığı, liste usulü nisbî temsil sayesinde küçük partilerin Avrupavekili çıkartma şansının yüksek olduğu, katılımın umumiyetle son derece düşük olduğu bir tuhaf seçimlerdir. Sonuçtan kimse memnun olmaz ve olan insanlık tarihinin en kalburüstü projesi olan AB’nin bekasına olur. Bu defa da aynı şey oldu. Yakından bakalım.

 

Seçimin dünya medyasında en çok itibar gören sonucu bazı üye ülkelerde milliyetçi aşırı sağın elde ettiği oy oranı ve özellikle kurucu ülke Fransa’daki Millî Cephe’nin %25’lik skoru. Geçmişteki milliyetçi, ırkçı icraatla yüzleşmemiş, siyaseten ve içtimaen tıkanmış Fransa için şaşırtıcı değil. Buna rağmen aşırı sağın Avrupa’daki genel durumu parlak değil.Belçika, Bulgaristan, Hollanda, İtalya, Romanya ve Slovakya’da aşırı sağ partiler eridi.

 

Yine de aşırı milliyetçi, yabancı ve farklı düşmanı, islamofob partiler Fransa’ya ilâveten Danimarka’da %23, Avusturya’da %20, Macaristan’da %15, Yunanistan’da %10 oy aldı. Bu skorlara bir veya iki vekil çıkartabilmiş partileri eklemek mümkün, ama o kadar. Bu partilerin ana ortak özellikleri aşırı milliyetçi olmaları, AB karşıtlıkları bunun dolaylı sonucu. Milliyetçilik, bir araya gelip bir grup kurmaları için yeterli olmadığı gibi, bir engel. Milliyetçilerin özelliği, unutmayalım, diğerinden nefret etmektir. Macar milliyetçisi ile Romen milliyetçisi, AB’den önce birbirlerinden nefret ederler. Nitekim 2009 seçimlerinden sonra Felemenk ve Frenk aşırı sağı ortaklığının hiçbir etkisi olmadı. Zira aşırı milliyetçi sağların manevra alanı Avrupa değil, kendi çöplükleri.

 

Diğer taraftan bu grubun, AB karşıtı tınıları başka partilerin açık AB kuşkuculuğuyla kesişiyor. İngiltere’de AB karşıtı, “İngilteremi geri istiyorum” diye tepinerek %28 oy alan UKİP ile İtalya’da %23 oy alan M5S Beş Yıldız Hareketi bunların en ağırları. Popülist, ciddiye alınacak politika önerisi olmayan, muhalefet için muhalefet yapan bu partiler tam anlamıyla aşırı sağda değil.

 

Bu iki grup, bugüne kadar olduğu gibi “AB karşıtı Avrupavekilleri” ile AB’nin nimetlerinden yararlanarak AB karşıtı patırtı yapmaya devam edecekler. AB’nin karar alma mekanizmalarını bloke edecek ağırlıkları olmadığı gibi Parlamento’da böyle bir olanak da yok. Son tahlilde de hiçbirinin, yumurta kapıya dayandığında, mükemmel İngiliz örneğinde görüldüğü gibi, AB’den çıkacağı yok.

 

AP seçimleri sonucunda, yeni Komisyon kurulacak. Başkanlığı için en güçlü aday Hıristiyan Demokrat ve federalist olan Lüksemburglu devlet ve “Avrupa adamı” Juncker, İngiliz vetosuna takılmazsa…

 

Genişlemeden 10 yıl sonra doğusuyla lâyıkıyla bütünleşememiş AB’nin Demir Perdenin açılmasından beri Rusya ile en ciddî krizini yaşaması bütünleşmeyi canlandıracaktır. Ve AB herşeye rağmen bir şekilde yoluna devam edecektir, eğer savaş istenmiyorsa!

 

Türkiye’nin, artık tarih olan üyelik süreci AB’nin dirilmesinin önündeki en büyük fırsattı, bir daha gelmez. Eğer bir siyasî deprem olmazsa Türkiye’nin üyeliği artık öngörülebilir olmaktan çıkmıştır. Başbakanın aşırı özgüvenli bir üçüncü dünya siyasetçisi olarak gidip AB’nin temel değerlerinden basın ve ifade özgürlüğüne atıp tutması, Alman Başbakanını yuhalatması zaten varolan Türkiye karşıtlığına tuz biber ekti. Bunun bedelini önce oradaki Türkiyeliler ödeyecek.

 

Pazar Ukrayna’da cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. Rusya’nın, AB’nin aksine, zorla genişleme politikasının kurbanı Ukrayna’nın yeni yöneticisi Poroşenko ilk demecinde “AB üyeliği” dedi!    

 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor. 

Vía Erkan’s Field Diary http://ift.tt/TTA8HK

About these ads

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 26 other followers

%d bloggers like this: