erkan

Archive for November, 2012|Monthly archive page

Cengiz Aktar: Yerkürenin intihar süreci

In Uncategorized on November 30, 2012 at 12:05

Yerkürenin intihar süreci

20 yıl önce Rio’da BM İklim Değişikliği Sözleşmesi adı altında, “intihar sürecini nasıl durdururuz” arayışının ilk toplantısı yapıldı. Bugün Doha’da dünya devletleri geleceği kurtarmada kolektif bir acz içerisinde debeleniyorlar. Küresel ısınmayla ilgili kâbus senaryolarını okuyorsunuz.

 

Pazartesi başlayan toplantıdan kimse iklim değişikliğini durdurmaya yönelik ciddî bir karar beklemiyor. Zaten veri ve bilgiler yoruma yer bırakmıyor. Toplantının yapıldığı Katar dünyayı en çok kirleten memleketlerin başında. Sözleşmeye taraf 194 ülkenin 100’ü önlem babında hiçbir taahhütte bulunmadı. En başta dünyayı en çok kirleten, lambaların 24 saat yandığı müsrif ABD! Petrol zengini Suudlar, kalkınma derdinde olan Filipinler ve Tayland da bu kategoride. Türkiye ise mış gibi yapıyor ama herkes şark kurnazlığının farkında. Salı, çevresevmezliğe atfen “Günün Fosili” ya da dinozoru ödülü beton ve asfalt cenneti memleketimize gitti.

 

Bu defa dikkat çeken yenilik, Dünya Bankası’nın Kore asıllı ABD vatandaşı başkanı Jim Yong Kim’in kurum adına iklim değişikliği ile mücadelede daha sert önlemler istemesiydi. İlginç ve tuhaf! Esasen bu küresel acizlik yerkürenin artık ekonomik ve demografik büyümeyi kaldıramayacağı demek.  
 
 
Gelişmekte olanların standartları

Çapı küreyle belirlenen iklim değişikliğinden şimdiden en fazla zarar gören ve ilerde en fazla zarar görecek olanlar, kalkınmışlara öykünenler. Gelişmekte olan ülkeler tabir edilen bu coğrafyalar düşük standartlarla yaşamak durumunda. Kabaca: “Gelişirken insan hakkına, doğa hakkına bakılmaz; demokrasi ayak bağıdır. Esas olan büyümek, kalkınmak, kazanmak ve tüketmektir.” Bu hedef doğrultusunda her türlü ihlâl mubah.

 

Gelişmişlerle gelişmekte olanlar arasındaki standart makası kapanmıyor, bilâkis açılıyor. Alalım nükleer enerjiyi. Bilginin azamî yaygınlaştığı demokrasilerde nükleer enerjinin hiçbir geleceği yok. Nükleer lobinin yaptığı özendirme çalışmasındaki iddiaların aksine nükleerin gelecek için olduğu kadar Fukuşima’da görüldüğü gibi bugün için de ölümcül tehlike arzettiği, katiyen temiz bir enerji olmadığı ve yine katiyen, ucuz olmadığı biliniyor. Buna rağmen nükleer, demokrasi fakiri ülkelerin hayali. Muhtemelen yakın bir gelecekte nükleer endüstrisi sadece gelişmekte olanlarda iş bulabilecek.

 

Başka örnekler: Gelişmiş ülkelerin ağır sanayilerini gelişmekte olanlara taşıdıklarını ya da terk ettiklerini, herkesin de bundan pek memnun olduğunu biliyoruz. Gelişmişlerin çöp/atık adalarının yoksul ülkelere bahşedildiğini de. Sadece ucuz işgücüyle açıklanamayacak bir eğilim bu. Gelişmiş kendini koruyor, demokrasi fakiri ona benzemek için çırpınırken her türlü istismara maruz.

 

Canlı Dostları Ağı

Dünyanın bir yerinde olup bitenin etkisi o yerle sınırlı değil. Misâlen nükleer, misâlen seragazı salımı. Sistemin taarruzu da sade kent veya sade kırsalla sınırlı değil, bütünü hedef alan bir taarruz. “Sadece hayvanları, sadece ormanları, sadece toprakları erozyona karşı ve sadece insanları kadınları, çocukları, haksızlığa uğrayanları, azınlıkları koruyamazsınız. Eğer bunlardan sadece birini korumaya yönelirseniz bütünlük gerçeğini gözden kaçırırsınız. CDA-Canlı Dostları Ağı, işte bu bütünlüğü kaybetmek istemeyenlerin ağıdır. Hayvan haklarıyla uğraşanlar, eşit düzeyde, insanların, ormanların, canlı ve cansız tüm varlıkların, yani bütünün haklarını unutmamak zorundadırlar. Bu ise ancak ve yalnız bir şekilde mümkündür: Bütün olduğumuzu daima hissederek! Bu bütünün her bir parçası şereflidir. İnsana atfedilen şeref, olsa olsa onun sadece sorumluluklar açısından daha üst konumda olduğuna işaret edebilir. Biz üstün değiliz, sadece farklıyız, aynen hayvanlar gibi” der CDAcılar.

 

İnsan kibrini dengeleyen ve denetleyen akidelerin hepsi alçakgönüllülüğe çağrıda bulunur. Bu unutulmuş bilgeliği daima hatırlatmakta fayda var.

 

Haftanın darbımeseli 

Cami mimarisinde Müslüman olmayanların o ruhu yakalaması zor”! Hayatı Beşiktaş ile Fındıklı arasında, İslâm halifelerinin 19. yüzyılın gözde mimarî ekolü Ermeni Balyan atölyesine inşa ettirdiği saray ve camiler arasında geçen tekadamdan

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor.

Cengiz Aktar: Yerkürenin intihar süreci

In Uncategorized on November 30, 2012 at 12:05

Yerkürenin intihar süreci

20 yıl önce Rio’da BM İklim Değişikliği Sözleşmesi adı altında, “intihar sürecini nasıl durdururuz” arayışının ilk toplantısı yapıldı. Bugün Doha’da dünya devletleri geleceği kurtarmada kolektif bir acz içerisinde debeleniyorlar. Küresel ısınmayla ilgili kâbus senaryolarını okuyorsunuz.

 

Pazartesi başlayan toplantıdan kimse iklim değişikliğini durdurmaya yönelik ciddî bir karar beklemiyor. Zaten veri ve bilgiler yoruma yer bırakmıyor. Toplantının yapıldığı Katar dünyayı en çok kirleten memleketlerin başında. Sözleşmeye taraf 194 ülkenin 100’ü önlem babında hiçbir taahhütte bulunmadı. En başta dünyayı en çok kirleten, lambaların 24 saat yandığı müsrif ABD! Petrol zengini Suudlar, kalkınma derdinde olan Filipinler ve Tayland da bu kategoride. Türkiye ise mış gibi yapıyor ama herkes şark kurnazlığının farkında. Salı, çevresevmezliğe atfen “Günün Fosili” ya da dinozoru ödülü beton ve asfalt cenneti memleketimize gitti.

 

Bu defa dikkat çeken yenilik, Dünya Bankası’nın Kore asıllı ABD vatandaşı başkanı Jim Yong Kim’in kurum adına iklim değişikliği ile mücadelede daha sert önlemler istemesiydi. İlginç ve tuhaf! Esasen bu küresel acizlik yerkürenin artık ekonomik ve demografik büyümeyi kaldıramayacağı demek.  
 
 
Gelişmekte olanların standartları

Çapı küreyle belirlenen iklim değişikliğinden şimdiden en fazla zarar gören ve ilerde en fazla zarar görecek olanlar, kalkınmışlara öykünenler. Gelişmekte olan ülkeler tabir edilen bu coğrafyalar düşük standartlarla yaşamak durumunda. Kabaca: “Gelişirken insan hakkına, doğa hakkına bakılmaz; demokrasi ayak bağıdır. Esas olan büyümek, kalkınmak, kazanmak ve tüketmektir.” Bu hedef doğrultusunda her türlü ihlâl mubah.

 

Gelişmişlerle gelişmekte olanlar arasındaki standart makası kapanmıyor, bilâkis açılıyor. Alalım nükleer enerjiyi. Bilginin azamî yaygınlaştığı demokrasilerde nükleer enerjinin hiçbir geleceği yok. Nükleer lobinin yaptığı özendirme çalışmasındaki iddiaların aksine nükleerin gelecek için olduğu kadar Fukuşima’da görüldüğü gibi bugün için de ölümcül tehlike arzettiği, katiyen temiz bir enerji olmadığı ve yine katiyen, ucuz olmadığı biliniyor. Buna rağmen nükleer, demokrasi fakiri ülkelerin hayali. Muhtemelen yakın bir gelecekte nükleer endüstrisi sadece gelişmekte olanlarda iş bulabilecek.

 

Başka örnekler: Gelişmiş ülkelerin ağır sanayilerini gelişmekte olanlara taşıdıklarını ya da terk ettiklerini, herkesin de bundan pek memnun olduğunu biliyoruz. Gelişmişlerin çöp/atık adalarının yoksul ülkelere bahşedildiğini de. Sadece ucuz işgücüyle açıklanamayacak bir eğilim bu. Gelişmiş kendini koruyor, demokrasi fakiri ona benzemek için çırpınırken her türlü istismara maruz.

 

Canlı Dostları Ağı

Dünyanın bir yerinde olup bitenin etkisi o yerle sınırlı değil. Misâlen nükleer, misâlen seragazı salımı. Sistemin taarruzu da sade kent veya sade kırsalla sınırlı değil, bütünü hedef alan bir taarruz. “Sadece hayvanları, sadece ormanları, sadece toprakları erozyona karşı ve sadece insanları kadınları, çocukları, haksızlığa uğrayanları, azınlıkları koruyamazsınız. Eğer bunlardan sadece birini korumaya yönelirseniz bütünlük gerçeğini gözden kaçırırsınız. CDA-Canlı Dostları Ağı, işte bu bütünlüğü kaybetmek istemeyenlerin ağıdır. Hayvan haklarıyla uğraşanlar, eşit düzeyde, insanların, ormanların, canlı ve cansız tüm varlıkların, yani bütünün haklarını unutmamak zorundadırlar. Bu ise ancak ve yalnız bir şekilde mümkündür: Bütün olduğumuzu daima hissederek! Bu bütünün her bir parçası şereflidir. İnsana atfedilen şeref, olsa olsa onun sadece sorumluluklar açısından daha üst konumda olduğuna işaret edebilir. Biz üstün değiliz, sadece farklıyız, aynen hayvanlar gibi” der CDAcılar.

 

İnsan kibrini dengeleyen ve denetleyen akidelerin hepsi alçakgönüllülüğe çağrıda bulunur. Bu unutulmuş bilgeliği daima hatırlatmakta fayda var.

 

Haftanın darbımeseli 

Cami mimarisinde Müslüman olmayanların o ruhu yakalaması zor”! Hayatı Beşiktaş ile Fındıklı arasında, İslâm halifelerinin 19. yüzyılın gözde mimarî ekolü Ermeni Balyan atölyesine inşa ettirdiği saray ve camiler arasında geçen tekadamdan

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor.

BYEGM’nin “Yerel ve Bölgesel Medya Buluşmaları”nın 23’üncüsü Marmaris’te… #yeniyerelmedya

In Uncategorized on November 29, 2012 at 09:44

ANA TEMASI “YEREL MEDYA: YARIN İÇİN DİJİTAL ÇÖZÜMLER” OLAN ETKİNLİKTE KATILIMCILARA UYGULAMALI DİJİTAL YAYINCILIK EĞİTİMİ DE VERİLECEK

 

“Yerel ve Bölgesel Medya Buluşmaları”nın 23’üncüsü, Başbakanlık Basın- Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Muğla Valiliğinin işbirliğiyle Marmaris’te gerçekleştiriliyor.

 

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın himayesi ve katılımıyla 29 Kasım 2012 Perşembe günü düzenlenecek buluşmaya Muğla’nın yanı sıra Antalya, Burdur, Isparta, Manisa, Denizli, Uşak ve Aydın’dan yaklaşık 300 basın mensubu katılacak.

 

 

İki gün sürecek etkinliğin açılışında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Muğla Valisi Fatih Şahin ve BYEGM Genel MüdürüMurat Karakaya birer konuşma yapacaklar. Kamu spotu film gösteriminin ardından Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doc. Dr. Erkan Saka “Yeni Medya” hakkında görüşlerini açıklayacak.

 

 

Daha sonra buluşmanın Görsel ve İşitsel Medyada Dijital Çözümler başlıklı 1. Paneli yapılacak. RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun’un moderatörlüğünde gerçekleşecek panelin konuşmacıları TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı A. Acar Filiz ve Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) Başkanı Adem Gürses olacaklar. Verilecek aranın ardından  Basın İlan Kurumu Başkanı Mehmet Atalay, kurum çalışmaları hakkında bilgi verecek.

 

 

NTV Program Yapımcısı Ahmet Yeşiltepe’nin moderatörlüğünde gerçekleşecek 2. Panelin konusu “Yerel Medyanın Geleceğinde Yeni Medyanın Rolü” olarak belirlendi. Bu panelin konuşmacıları ise şu isimlerden oluşuyor: Medya Derneği Genel Sekreteri Deniz Ergüler, Radikal Gazetesi Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan ve Muğla Gazeteciler Cemiyeti BaşkanıÜnal Türkeş.

 

 
“Dijital Medyanın Yeni Patronları” başlıklı 3. Panelin moderatörlüğünü ise Cumhurbaşkanlığı İnternet Yayını ve Halkla İlişkiler Müdürü Mücahit Küçükyılmaz yapacak. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gabriela Olaru, Yeni Şafak Sosyal Medya Editörü Sernur Yaslıkaya, denizlihaber.com’un kurucusu Sedat Kurt ve ensonhaber.com kurucusu Serkan Kalemciler konuyla ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaşacaklar.

 

 

“Yerel ve Bölgesel Medya Buluşması”nın ikinci gününde sosyal medya kanalları, twitter hesapları, iPad Yayıncılığı konularında teorik ve pratik sunumlar gerçekleştirilecek. Ayrıca katılımcı basın mensuplarına iPad’ler dağıtılarak uygulamalı dijital yayıncılık eğitimi verilecek.

 

BYEGM’nin “Yerel ve Bölgesel Medya Buluşmaları”nın 23’üncüsü Marmaris’te… #yeniyerelmedya

In Uncategorized on November 29, 2012 at 09:43

ANA TEMASI “YEREL MEDYA: YARIN İÇİN DİJİTAL ÇÖZÜMLER” OLAN ETKİNLİKTE KATILIMCILARA UYGULAMALI DİJİTAL YAYINCILIK EĞİTİMİ DE VERİLECEK

 

“Yerel ve Bölgesel Medya Buluşmaları”nın 23’üncüsü, Başbakanlık Basın- Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Muğla Valiliğinin işbirliğiyle Marmaris’te gerçekleştiriliyor.

 

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın himayesi ve katılımıyla 29 Kasım 2012 Perşembe günü düzenlenecek buluşmaya Muğla’nın yanı sıra Antalya, Burdur, Isparta, Manisa, Denizli, Uşak ve Aydın’dan yaklaşık 300 basın mensubu katılacak.

 

 

İki gün sürecek etkinliğin açılışında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Muğla Valisi Fatih Şahin ve BYEGM Genel MüdürüMurat Karakaya birer konuşma yapacaklar. Kamu spotu film gösteriminin ardından Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doc. Dr. Erkan Saka “Yeni Medya” hakkında görüşlerini açıklayacak.

 

 

Daha sonra buluşmanın Görsel ve İşitsel Medyada Dijital Çözümler başlıklı 1. Paneli yapılacak. RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun’un moderatörlüğünde gerçekleşecek panelin konuşmacıları TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı A. Acar Filiz ve Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) Başkanı Adem Gürses olacaklar. Verilecek aranın ardından  Basın İlan Kurumu Başkanı Mehmet Atalay, kurum çalışmaları hakkında bilgi verecek.

 

 

NTV Program Yapımcısı Ahmet Yeşiltepe’nin moderatörlüğünde gerçekleşecek 2. Panelin konusu “Yerel Medyanın Geleceğinde Yeni Medyanın Rolü” olarak belirlendi. Bu panelin konuşmacıları ise şu isimlerden oluşuyor: Medya Derneği Genel Sekreteri Deniz Ergüler, Radikal Gazetesi Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan ve Muğla Gazeteciler Cemiyeti BaşkanıÜnal Türkeş.

 

 
“Dijital Medyanın Yeni Patronları” başlıklı 3. Panelin moderatörlüğünü ise Cumhurbaşkanlığı İnternet Yayını ve Halkla İlişkiler Müdürü Mücahit Küçükyılmaz yapacak. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gabriela Olaru, Yeni Şafak Sosyal Medya Editörü Sernur Yaslıkaya, denizlihaber.com’un kurucusu Sedat Kurt ve ensonhaber.com kurucusu Serkan Kalemciler konuyla ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaşacaklar.

 

 

“Yerel ve Bölgesel Medya Buluşması”nın ikinci gününde sosyal medya kanalları, twitter hesapları, iPad Yayıncılığı konularında teorik ve pratik sunumlar gerçekleştirilecek. Ayrıca katılımcı basın mensuplarına iPad’ler dağıtılarak uygulamalı dijital yayıncılık eğitimi verilecek.

 

Cyberculture roundup: Pew Research on Cell Phone Activities 2012…Research on Facebook friends…European Parliament votes to protect WikiLeaks

In Uncategorized on November 28, 2012 at 14:15

Cell Phone Activities 2012

from Pew Internet Rss Feed: Reports
Photo taking, texting, and accessing the internet are the most popular activities people pursue with their mobile phones

Google launches “Defend Your Net” campaign in Germany to protest against planned copyright restrictions

from The Next Web by Matt Brian

For Google, what is happening in Germany right now is a very big issue. If the German Bundestag (government) gets its way, the search giant could be forced to remove publisher content and made to pay for the snippets it displays in search results.

 

RuNet: Russia on the Chinese road?

from open Democracy News Analysis – by Irina Borogan
A new internet law came into effect in Russia this month. Ostensibly designed to tackle extremist websites, the list of banned sites has already cast a much broader net. Things are likely to get even worse, says Irina Borogan.

 

Calls mount for Twitter to ban Hamas-linked Twitter accounts, but should it?

from The Next Web by Alex Wilhelm
It’s a new world, and a new war. At the beginning of the recent escalation of violence between Israel and forces present in the Gaza Strip, the nation took to Twitter and Facebook to announce its military actions. Small groups have long used social media to broadcast their messages, but for a wealthy, developed nation to do so was new.

 

How Greek Journalists Use Digital Media to Cover the Financial Crisis

from MediaShift
As the financial crisis came to reign over Greece, big-name print newspapers began shutting their doors. News sites struggled to find resources. Journalists went unpaid. Print ad revenues continued to drop. TV channels slashed their budgets.

 

2012-11-20 European Parliament votes to protect WikiLeaks

from WL Central by admin

The newsonomics of native, indigenous, and immigrant content

from Nieman Journalism Lab by Ken Doctor
We’re being bombarded with news of a new species of content. “Native advertising” is all the rage, intermixing elements of journalism and commercial speech. This Thanksgiving week couldn’t be a more appropriate time to consider what we might call native, indigenous, and immigrant content.

 

11 Biggest Social Media Disasters of 2012

by Seth Fiegerman

Women in Gaming Tweet About Sexist Industry With #1reasonwhy

from Mashable! by Chelsea Stark

STUDY: More Facebook Friends, More Problems

from All Facebook by Justin Lafferty

Cengiz Aktar: Çözüm büyükşehir değil adem-i merkeziyet

In Uncategorized on November 27, 2012 at 17:52

Çözüm büyükşehir değil adem-i merkeziyet

Tâdil edilmiş “Büyükşehir Belediyesi Kanunu” Çankaya’da. Yasayla hükümet, aşırı kentleşmenin getirdiği yönetim sorunlarına çözüm arıyor. Kentlerin il sınırlarına dayandığı beton cenneti memleketimizde belediye,  il özel idaresi ve köy tüzel kişiliğinden oluşan farklı yerel yönetimleri büyükşehir altında topluyor. Sayıları 29’a çıkan büyükşehirlerle 29 il özel idaresi, 1.591 belde belediyesi ile 16.082 köyün tüzel kişiliği kaldırılıyor, yetkileri büyükşehirlere devrediliyor.

Kimi yorumcu büyükşehrin yerelde seçilmiş başkanı ve meclisinin vali karşısında artık daha güçlü olacağını varsayıyor. Varsayımların gerçekleşebilmesi için yasanın idarî vesayet ilkesini değiştirmesi ve büyükşehrin malî kaynaklarını olabildiğince yerelleştirmesi gerekiyordu. Oysa yasada belirtilen “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezi”nin malî kaynağı merkezden geliyor. Son söz de bugün olduğu gibi merkezin temsilcisi vali ve kaymakama ait. Bu teamül değişmediği için yerelleşme ve etkin hizmet adına atılan adım varolan küçük yerel birimleri iptal etmekle kalıyor. Dolayısıyla merkezîleşme bu defa büyükşehir üzerinden gerçekleşiyor.

Bırakın belediyeciliğin nasıl merkezin kapı kulu haline getirildiğini, en mikro kararın dahi tekadam tarafından alındığı bugünün Türkiyesinde nasıl böyle sakat bir yasadan medet umulur?Taraf’ın bu yazki “Başkanlar Konuşuyor” dizisinde sözkonusu yasal değişikliğe atfen “belediye başkanlarına süper yetkiler verilmesine yönelik yeni çalışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunun bilhassa AK Partili başkanlarca pas geçilmesi, yasanın yerelleşmeye değil merkezle yerel arasındaki kapı kulluğuna hizmet edeceğinin erken itirafıdır. “Ben bilmem, patron bilir”! Zaten ilin mülkî sınırıyla büyükşehrin sınırlarının şimdiden birleştiği İstanbul ve Kocaeli büyükşehirlerindeki fiiliyata bakmak kâfi. Başbakan’ın son icadı “valilerin seçimi” bile beyhude. Patron ne vali ne başkan, her karar kendi dudaklarının arasından çıkıyor.

Kimi yorumcu ise etkin hizmet açısından yasayı olumlu bir gelişme addediyor. Bu, aşırı kentleşmenin bir nevî alınyazısı olarak kabullenilmesi demek. Kimse “kent neden ilin sınırına dayandı acaba” diye sormuyor. Öyle olunca da belde ve köylerin idarî anlamda lağvedilmesi onların yakında fizikî anlamda da lağvedilecekleri anlamına geliyor. Örnek: Antakya’daki Ermeni köyü Vakıflı ve Mardin’in Süryani köyleri. Gidişatın ülke çapında betonlaşma ve tekdüzeleşme olduğunu bir daha hatırlatayım.
Meselenin özü merkezin bugün siyasî kulu ve hizmet götürmede emanetçisi konumundaki yerel birimleri azaltmak değil, kurulacak bölgeler altında çoğaltmak ve onlara olabildiğince yetki devretmek. Yeni anayasa bunu gerçekleştirmek için büyük fırsat. Anayasaya adem-i merkeziyet ilkesi dahil edilebilse, merkezin ülke çapındaki idarî vesayeti icraat sonrası denetime dönüştürülebilse, yerel birimlerin yerel malî kaynakları sürdürülebilir hâle getirilebilse bu yasayla sözümona arzu edilen yerelleşme ve iyi hizmet asıl o zaman gerçek olur.
Bu yasayla lağvedilmek zorunda kalınan küçük yerel birimlerin istikbalini güvence altına almak hem iyi yönetim hem de çevresel denge açısından hayatî. Benzer boyutlardaki memleketlerin hepsinde olabildiğince çok sayıda yerel birim olmasının nedeni var. Yerindenlik ilkesi uyarınca küçük yerleşimle ilgili en makul ve etkin karar o yerleşimde alınır, üst birimlerin dahline gerek kalmaz.

 

Türkiye’de yerel denince akla sade belediye gelir. Merkez ile yerel arasındaki devasa boşlukta bölgesel ara merci olmadığı için belediyelere çok işlev yüklendi. Zamanla belediyeler çeperden merkeze erişemeyenlerin siyasî dayanağı haline geldi. Oysa belediye hizmet odaklıdır. Bölge ise coğrafî, tarihî, dilsel, ekonomik, kimi zaman dinsel bütünlük arzeden bir yönetim birimidir. Ülkeden ülkeye değişen yetki ve işlevleri vardır.

Yasa, şehirleşmeye ve merkeziyetçiliğe teslim olmanın yanında belediye ile bölgenin işlevlerini birbirine karıştırıyor. Mevcut durumu daha beter hâle getiriyor. Sonuçta Türkiye boyutlarında her ülkede var olan, merkez ile belediye arasındaki ara yönetim birimi “bölge”yi kuramayan hükümet büyükşehirleri yani merkezin yereldeki klonlarını kuruyor.
Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor.

Bu geceki SosyalKafa [@sosyalkafa (S02-E07)]. @Nil_Utku nun elinden basın bültenimiz:

In Uncategorized on November 27, 2012 at 13:18

SosyalKafa’da bu akşam, sosyalleşerek oyun oynuyoruz, teknolojik yeniliklere göz atıyoruz ve bilişim dünyasındaki sorunları hukuk dili ile değerlendiriyoruz…


Sosyal Kafa’nın bu sezonki yedinci bölümünde; sosyal oyun kavramını, bilişim hukukunun önemli noktalarını ve teknolojideki son gelişmeleri kurcalayacağız.

Bilişim avukatı olan, aynı zamanda Türkiye ve dünyada gelişen, haftanın bilişim hukuku haberlerini bizlere her hafta Cuma günleri yayınlanan programları Diji Hukuk ile sunan Şebnem Ahi ve İrem Laçin ile birlikte, dijital dünyaya yasal çerçeveden bakacağız. Öne çıkan güncel dijital haberlerden ve bu haberlerle ilgili merak ettiğimiz hukuki problemlerden bahsedeceğiz. Sosyal oyunların geleceği nedir? Sosyal oyunlardan iş modeli olabilir mi? Peki ya mobil oyun dünyasındaki fırsatlar nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını İstanbul’a dönen Zynga’nın eski Türkiye Topluluk Yöneticisi Özgür Bayraktar bizler için verecek. Kendi tabiri ile “çaykolik ve teknoloji hastası” olan Hamza Şamlıoğlu ile son model yazılımları, teknoloji dünyasını, teknolojide derde deva paylaşımları ile takipçilerini sevindiren blogunu konuşacağız. Bir yandan da Sosyalişler’de Stratejik Planlama ve Operasyon Yöneticisi olarak görev alan Hazma Şamlıoğlu’ndan, Google Chrome Pegarenk, WordPress Google Analytics Eklenti ve Nokia Telefonlar için TEAkolik Widget gibi kendi projelerini dinleyeceğiz.

Sosyal Kafa bu akşam saat 22.00’da BJK TV’de bizlerle buluşuyor.

www.twitter.com/sebnemahi
www.twitter.com/irotu
Shiftdelete.net


https://twitter.com/ozgurbayraktar
http://sosyalgaraj.com/

https://twitter.com/TEAkolik
http://www.teakolik.com/

BJK TV:
Digiturk 74. Kanal’da ve ayrıca uyduda:
Beşiktaş Tv Uydu Frekansı Türksat 2A/3A Televizyon
Uydu Frekansları Frekans: 11804
SR :24444
FEC :5/6
SosyalKafa hesapları:
http://www.youtube.com/sosyalkafa
http://www.facebook.com/sosyalkafa
http://twitter.com/sosyalkafa

Bu geceki SosyalKafa [@sosyalkafa (S02-E07)]. @Nil_Utku nun elinden basın bültenimiz:

In Uncategorized on November 27, 2012 at 13:18

SosyalKafa’da bu akşam, sosyalleşerek oyun oynuyoruz, teknolojik yeniliklere göz atıyoruz ve bilişim dünyasındaki sorunları hukuk dili ile değerlendiriyoruz…


Sosyal Kafa’nın bu sezonki yedinci bölümünde; sosyal oyun kavramını, bilişim hukukunun önemli noktalarını ve teknolojideki son gelişmeleri kurcalayacağız.

Bilişim avukatı olan, aynı zamanda Türkiye ve dünyada gelişen, haftanın bilişim hukuku haberlerini bizlere her hafta Cuma günleri yayınlanan programları Diji Hukuk ile sunan Şebnem Ahi ve İrem Laçin ile birlikte, dijital dünyaya yasal çerçeveden bakacağız. Öne çıkan güncel dijital haberlerden ve bu haberlerle ilgili merak ettiğimiz hukuki problemlerden bahsedeceğiz. Sosyal oyunların geleceği nedir? Sosyal oyunlardan iş modeli olabilir mi? Peki ya mobil oyun dünyasındaki fırsatlar nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını İstanbul’a dönen Zynga’nın eski Türkiye Topluluk Yöneticisi Özgür Bayraktar bizler için verecek. Kendi tabiri ile “çaykolik ve teknoloji hastası” olan Hamza Şamlıoğlu ile son model yazılımları, teknoloji dünyasını, teknolojide derde deva paylaşımları ile takipçilerini sevindiren blogunu konuşacağız. Bir yandan da Sosyalişler’de Stratejik Planlama ve Operasyon Yöneticisi olarak görev alan Hazma Şamlıoğlu’ndan, Google Chrome Pegarenk, WordPress Google Analytics Eklenti ve Nokia Telefonlar için TEAkolik Widget gibi kendi projelerini dinleyeceğiz.

Sosyal Kafa bu akşam saat 22.00’da BJK TV’de bizlerle buluşuyor.

www.twitter.com/sebnemahi
www.twitter.com/irotu
Shiftdelete.net


https://twitter.com/ozgurbayraktar
http://sosyalgaraj.com/

https://twitter.com/TEAkolik
http://www.teakolik.com/

BJK TV:
Digiturk 74. Kanal’da ve ayrıca uyduda:
Beşiktaş Tv Uydu Frekansı Türksat 2A/3A Televizyon
Uydu Frekansları Frekans: 11804
SR :24444
FEC :5/6
SosyalKafa hesapları:
http://www.youtube.com/sosyalkafa
http://www.facebook.com/sosyalkafa
http://twitter.com/sosyalkafa

Birgün daily’s cover today. Impossibility of opposition in contemporary Turkey…

In Uncategorized on November 26, 2012 at 18:45

Today Birgün, a leftist daily sort of announced the names of a group of columnists most of whom lost their jobs allegedly under the pressure of Erdoğan government. The implication was that these would start to write for the paper. However, it seems that some of the columnists have not decided yet to begin contributing. There does not seem to be an agreement yet. Besides, some columnists did not like the cover page…

 

 

EFD Rights Watch: Redhack suspects released today, Saturday Mothers met for Week 400 last Saturday…

In Uncategorized on November 26, 2012 at 17:44

#RedHack : İlk fırsatta su tabancası alacağız - Online BirGün  #Phorm #TTNET

 

Three Redhack suspects released, one to testify

from Hurriyet Daily News
Ankara’s 13th Court of Serious Crimes has begun hearing a cased against 10 alleged members of the

Cumartesi Anneleri'nin 400'üncü eylemi
more photos here.

‘Hackers’ on trial in Turkey for the first time

from Hurriyet Daily News
A group of Internet hackers appeared before an Ankara court on charges of terrorism…

 

Saturday Mothers Call for Week 400

from Bianet :: English
Saturday mothers of Turkey, a group that has been gathering since 1995 to demand information on their beloved ones disappeared in 1990s, called for solidarity on their 400th gathering in Istanbul.

 

Scary Claims on Turkish Pepper Gas

from Bianet :: English
Plenty of students in Istanbul University claimed to have face and body damage due to a “solid and glue-like” tear gas that Turkish police utilized in student protests. Doctors who treated the students also protested.

Demands of Kurdish hunger strikers not met

from Journalist in Turkey, background articles, news and weblog about by Fréderike Geerdink
DIYARBAKIR (ANP) – The demands of the some 700 Kurdish hunger strikers in Turkish prisons have not been met. Despite that, PKK leader Öcalan called on the strikers to end the hunger strike, declaring that ‘the goals have been reached’. Possibly over the coming days more will become clear about the background to Öcalan’s call.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 28 other followers